|
“Her gün gittiğiniz yolu, sabah uyandığınız müziği, oda ve büronuzun düzenini ve bir takım rutin olarak yaptığınız şeyleri değiştirerek, beyninizi şaşırtın." Hiçbir şekilde zorlanmayan bir beyin zamanla yavaşlamaya ve buna bağlı olarak üretkenliğini yitirmeye başlar. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Çalışmayan beyin hücrelerini çalışır hale getirirsek, 80 yaşına geldiğimiz de bile, bir gencinin ki kadar aktiviteye sahip bir beynimiz olabilir. Beyin her ne kadar bazı şeyleri emir vermeden yerine getirse de, irademize bağlı işlerde emir vermeden çalışmıyor. Bununla birlikte sürekli aynı yönde yapılan işler ve eylemler, beyinin tembelleşmesine neden oluyor.
Devamlı olarak yaptıklarımız, bir zaman sonra alışkanlık haline geldiğinden beyin, kendini zorlamadan bu işlerin yapılmasını sağlıyor. Fakat bu, beyin kendini zorlamadığı için beyindeki kullanılmayan hücrelerin ölmesine neden oluyor. Beyni sürekli ayakta ve canlı tutmak için ise basit bir yol olduğu kadar etkili bir yol olan "Hayal Kurma"yı denemeliyiz. Hayal kurmak, beynin çalışmasına katkı sağlıyor. “En büyük mucitler en çok hayal kuranlardır” sözü bu anlamda söylenmiştir. Bilgi ve belleğin oluşumu, gelişmesi ve olgunlaşması için hayal kurulmalıdır. Her gün gittiğimiz yolu, sabahları müzikle uyanıyorsak onu, oda ve büromuzun düzenini, izlediğimiz televizyonun yerini, yemek yediğimiz masadaki yerimizi, arada bir değiştirebiliriz. Bu, beynimizi kalıplardan kurtarır. Beyinler paraşüt gibidir, açılmadıkça çalışmaz. Neslihan Küçükşabanoğlu
|