Dört bine yakın sivil toplum örgütünü temsil eden ve AB'deki en büyük kadın örgütleri koalisyonu olan Avrupa Kadın Lobisi (EWL), kadınların ekonomik, sosyal ve siyasi yaşamda erkeklerle eşit fırsatlara sahip olması için çalışıyor. 1990 yılında alınan kararla kadın erkek eşitliğinin gözetilmesi ve kadın çıkarlarının temsili amacıyla kurulan Avrupa Kadın Lobisi, Avrupa'da güçlü bir kadın hareketinin gelecekte, AB düzeyinde politikaların şekillendirilmesinde büyük rol oynayacağına inanıyor. AB, iş piyasasında cinsiyet ayrımcılığını önlemek için 3 milyar Euro ayırmış durumda. Fakat hala sorunlar mevcut. Bu sorunların ortadan kalkması için öncelikle rol kalıplarınının değişmesi gerekiyor. Fakat erkeklerin büyük bir bölümü sahip oldukları gücü kaybetmek istemiyor.
Avrupa Birliği, eşit muamele ve fırsat eşitliğinin, ekonomik başarı ve gelecekteki toplumsal bağlılık için çok büyük öneme sahip olduğunu düşünse de, kuruluşundan 50 yıl sonra bile, Avrupalı kadınlar hala eşitlik arayışını sürdürüyor. AB'de fırsat eşitliğinin başlangıç noktası, üye devletlerde kadın ve erkeklerin eşit iş için eşit ücret almaları gerektiğini hatırlatan 1957 Roma Anlaşması oldu. 1994 tarihli Beyaz Kitap'ta, kadınların aile ve iş yaşamlarını kolaylaştırmayı amaçlayan öneriler sunuldu. Bunlardan birisi de 1996 yılından itibaren her yıl yayınlanmasına karar verilen Eşitlik Raporu oldu. AB Konseyi 1995 yılında kadın ve erkek arasında fırsat eşitliğine yönelik yeni bir program kabul etti. Avrupa Komisyonu'nun 1 Mart 2006'da kabul ettiği ve 2006-2010 dönemini kapsayan Yol Haritası da cinsiyet eşitliğini her alanda sağlamayı hedefliyor. 1997 yılında imzalanan Amsterdam Antlaşması ise, kadın ve erkek eşitliğini AB'nin temel görevlerinden birisi olarak belirledi. Bu tarihten itibaren fırsat eşitliği, AB politikalarının önceliği haline geldi. Kadın bugün, 35 AB müktesebatı başlığının konusu. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Adalet Mahkemesi kadın erkek eşitliğini savunan yasaların uygulanmasında önemli bir rol üstleniyor. Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları Komitesi 1984 yılında kuruldu ve bugün cinsiyet eşitliği alanını da kapsıyor. İşgücü artışı için kadın itici bir güç
Bugün, AB'deki üniversite mezunlarının büyük bölümünü kadınlar oluşturuyor. 2000 yılından bu yana AB genelinde yaratılan 8 milyon iş alanının altı milyonu kadınlara ait. Fakat kadınlar hala karar organlarında yeterince temsil edilmiyorlar. "2007 Kadın Erkek Eşitliği" raporunda yer alan komisyonun Cinsiyet yol haritasında ise kadınların istihdam büyümesine önemli bir katkı sağladığı ve AB'nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında itici bir güç oldukları belirtiliyor. Kadınlara yönelik rakamlar şöyle: Üniversite mezunlarının yüzde 59'unu kadınlar oluşturuyor. Her ne kadar kadınlar eğitimde erkeklerden daha başarılı olsalar da, iş dünyasında erkeklerden yüzde 15 oranında daha düşük maaş alıyorlar. Kadınların karar mekanizmalarındaki temsili de son derece sınırlı. 2007 yılında yayınlanan Eurobarometre sonuçlarına göre, AB genelinde toplumun yüzde 77'si yönetim pozisyonlarındaki kadın oranının, yüzde 72'si ise parlamentodaki kadın oranının artması gerektiği görüşünde. AB istihdam piyasasında kadın ve erkek için fırsat eşitliği hala sorun olmaya devam ediyor. Kadınlar arasında işsizlik oranı erkeklerden daha yüksek ve çalışan kadınların büyük bir bölümü yarım günlük işlerde çalışıyor. Kadın ve erkekler arasındaki ücret farklılıkları da önemli boyutlara ulaşıyor. Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Eşit Fırsatlar Komitesi Başkan Yardımcısı Raul Romeva, üye devletlerde kadın ve erkeklerin eşit iş için eşit ücret almaları gerektiğini hatırlatan 1957 Roma Anlaşması'nın 50. yıldönümünün kutlanmasına rağmen, kabul edilen haklar ile uygulanan haklar arasında büyük bir uçurum olduğunu söylüyor. "Eşit iş için eşit ücret direktifinin 30 sene önce kabul edilmiş olmasına rağmen, kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret eşitsizliği yüzde 15 ile yüzde 30 arasında değişiyor. İstihdam pazarında cinsiyet ayrımı söz konusu. Kadınlar ucuz, geçici ve alt düzeylerdeki pozisyonlarda daha yoğun görülürken, yönetim seviyelerinde kadınlara çok fazla rastlanmıyor" yorumunda bulunan Romeva, şu rakamları veriyor: "Kadınlar arasında yarım gün çalışma oranı yüzde 30.4 civarında. Erkeklerin ise yüzde 6.6'sı yarın günlük işlerde çalışıyor. Bu fark 1998'den bu yana artmaya devam ediyor. Kadınlar, kadın-erkek eşitliğinin gerçekleşmesi için bir 50 yıl daha beklemeyelim" Başka bir Avrupa yaratmak gerekliAvrupa Parlamentosu tarafından Avrupa Komisyonu'na yapılan çağrıda, komisyonun kadın-erkek eşitliği konusundaki yol haritasına etkinlik kazandırması gerektiği vurgulanıyor. Parlamento üyeleri özellikle, aynı işe aynı maaş verilmesi; çocuk doğumunda babanın da işten ayrılma durumunun olması, göçmen kadınların iş yaşamına daha iyi entegrasyonu, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, kadınların istihdam piyasasına girişini kolaylaştıracak yerel önlemlerin alınması ve AB'nin dış ilişkilerinde kadın haklarına verilen önemin vurgulanması gibi konulara değiniyorlar. Parlamenterler, kadın haklarını ihlal edenlere ise "sıfır tolerans" gösterilmesi gerektiğini savunuyorlar.  Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi Başkan Yardımcısı Eva-Britt Svensson ise kadınlar olduğu kadar, çocuklar ve erkekler için de başka bir Avrupa yaratılması gerektiğini ve ataerkil sisteme son verilmesi gerektiğini düşünüyor. Kadınlara yönelik bir diğer sorunun şiddet olduğunu söyleyen Svensson, erkek şiddetinin kurbanı olan kadınlar için harekete geçilmesi gerektiğini, bu kadınlar için dayanışmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. 2010 yılına kadar AB'nin dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olmasını hedefleyen ve bugün bu amacın oldukça uzağında olan Lizbon hedeflerine göre, kadınların istihdam piyasasındaki payı yüzde 60 olarak belirlenmişti. Avrupa Birliği'nin resmi istatistik kurumu Eurostat'ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yayımladığı rapor ise AB'nin kadınlar konusunda çok da övünecek bir durumu olmadığını ortaya koyuyor. Rapora göre, Ocak 2007'de AB-27'de kadın işsizlik oranı yüzde 8.5 iken, erkek işsizlik oranı yüzde 6.5. İrlanda,Letonya, Litvanya, Romanya ve İngiltere dışında tüm AB üye ülkelerinde kadınların işsizlik oranı, erkeklerden daha fazla. Kadın ve erkekler arasında işsizlik oranlarının en farklı olduğu ülke ise Yunanistan. Yunanistan'da kadınların işsizlik oranı yüzde 13.3 iken, erkeklerin işsizlik oranı yüzde 5.9. AB-27'de 2006 yılının ikinci çeyreği için, 15-64 yaşları arasındaki kadın ve erkeklerin istihdam oranları ise kadınlar için yüzde 57.1, erkekler için yüzde 71.5. Tüm üye ülkelerde kadınların istihdama katılım oranı erkeklerden daha düşük. Raporda ayrıca AB-27'de çalışan kadınların yaklaşık üçte birinin yarı zamanlı olarak çalıştığı belirtiliyor. AB-27'de 2006 yılı için, 25-59 yaşları arasında yüksek öğrenimini tamamlamış kadınların oranı yüzde 23. Bu oran erkekler ile aynı. Fakat üyeler arasında ciddi farklılıklar dikkat çekiyor. Yüksek öğrenimini tamamlamış kadınların oranının en yüksek olduğu ülkeler yüzde 42 ile Finlandiya ve yüzde 39 ile Danimarka ve Estonya. Yüzde 12 ile Romanya ve yüzde 13 ile Çek Cumhuriyeti ve Malta ise bu oranın en düşük olduğu ülkeler. Kaynak. Dünya Gazetesi, Didem Eryar Ünlü
|