Wall Street çalışanlarının endişeleri krizin başladığı 2007 Ağustos ayından bu yana 34 bin kişinin işinden olmasıyla doruğa ulaştı. Sırada Bear Stearns, Citibank, Goldman Sachs ve Lehman Brothers gibi devlerin tensikat planı var.
ABD, bundan 7 yıl önce aşırı değerlenen teknoloji hisselerinin çöküşü ile başlayan "Dotcom Krizi"nden sonra gelen en büyük iş kaybını yaşadı. Krizin ilk patlak verdiği ağustos ayından bu yana geçen 8 ay içinde Wall Street'te çalışan 34 bin kişi işinden çıkarıldı.
Citigroup CEO'su Charles Prince'den, Merrill Lynch CEO'su Stan O'Neal'a, Bear Stearns CEO'su James Cayne'den UBS CEO'su Peter Wuffli'ye kadar bir çok tepe yöneticisi bile krizde koltuğundan oldu. 2001 yılında yaşanan Dotcom Krizinin ortaya çıktığı günden sonraki ilk 9 ay içinde 39 bin 800 Wall Street çalışanının işine son verilmişti. Bu sayı sonraki iki yıl içinde 90 bini bulmuştu. 1987 ile 1993 yılları arasında süren ekonomik yavaşlamada ise 100 bin Wall Street çalışanın işine son verilmişti. Bazı analistler 'subprime mortgage' krizinin 25 bin işe mal olacağı tahmininde bulunurken, diğerleri krizin boyutlarının tam olarak ortaya çıkmadığını, bunun belirlenmesinin ardından söz konusu rakamın rahatlıkla artabileceğini savunuyor. Bear Stearns'ün satılmasının ardından Wall Street'ten iş teklifi alan üniversite son sınıf öğrencileri finans şirketlerini telefon yağmuruna tuttular. Büyük finans şirketleri, yeni iş tekliflerini durdururken, yaz için aldıkları stajyerlere iş imkanı sağlayıp sağlayamayacakları konusuna da henüz açıklık getirmiyorlar. Ancak uzmanlar üniversiteden yeni çıkmaya hazırlanan öğrencileri uyarıyor: "Dotcom krizi diye adlandırılan yedi yıl önceki sıkıntılı süreci, Wall Street çalışanlarının bir kısmı üniversitelerin master ve doktora programlarına kayıt olarak geçirmişlerdi!." Diğer bir ifadeyle iş tecrübesi olan master ve doktora adaylarının üniversiteye geri dönmeleriyle yeni mezunların işi, Wall Street'te olduğu kadar akademide de zorlaşacak gibi görünüyor. Bear Stearns binasını bastılar Zorlu bir ekonomik dönemden geçen ABD'de, yaşanan gelişmelerden duyulan toplumsal rahatsızlıklar da yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladı. Her gün medyanın gündemini oluşturan mortgagezedeler çarşamba günü de Bear Stearns'ün New York'taki binasının önünde toplanarak federal hükümeti protesto etti. Protestocular, Amerikan Merkez Bankası FED'in, Wall Street'in beşinci büyük yatırım bankası olan Bear Stearns'ü kurtarıp, kendilerini böylesi zor bir dönemde yalnız bırakmasına tepki gösterdiler. "Wall Street'e değil, main street'e (sokaktaki vatandaşa) yardım edin" pankartlarıyla binaya giren göstericilere güvenlik müdahale etti. Mortgagezedeler daha sonra Bear Stearns'ü piyasa değerinin onda birinin bile altına satın alan JP Morgan'ın binasına giderek gösterilerine devam ettiler. Yatırım bankalarını, şirketleri subprime kredisi vermeye teşvik etmekle suçlayan göstericiler, şu anda ABD ekonomisinde 1 trilyon dolar mortgage borcu olduğunu hatırlattılar. Uzmanlar, FED'in Bearn Stearns olayında takındığı tavrın, federal hükümetin büyük bankaları kurtaracağı, sıradan vatandaşı ise terk başına bırakacağı şeklinde yorumlandığını, bunun da rahatsızlık yarattığının altını çiziyorlar. Wall Street'te tehlike çanları Wall Street'te çalışanları da gelişmelerden mortgagezedeler kadar rahatsız; zira her ekonomik krizde işinden olanların başında onlar geliyor. Özellikle Bear Stearns'la aynı kaderi paylaşmasından korkulan Citigroup ve Lehman Brothers'da da tehlike çanlarının çalmasının ardından bu kaygılar iyice artmış durumda. Uzmanlara göre Bearn Stearns'ün 14 bin çalışanından çoğu işlerini önümüzdeki aylarda kaybedecek. Öte yandan Citibank'ın çalışanlarının yüzde 10'unu yani 6 bin kişiyi, Goldman Sachs'ın ise çalışanlarının yüzde 5'ini yani 6 bin 400 kişiyi işten çıkarmaya hazırlandığı söyleniyor. Lenhman Brothers da, iki hafta önce 1.400 kişiyi işten çıkardığını açıklamış; analistler bu rakamın daha da artacağı öngörüsünde bulunmuşlardı. Kaynak: Referans Gazetesi
|