 Avrupa'nın en büyük sorunlarından birisi yaşlanan nüfusu. Yaşlı nüfus ekonomik büyümenin önündeki en büyük engellerden biri olarak değerlendiriliyor. Oysa Japonya, yaşlı nüfusunu büyümenin motor unsurlarından biri haline getirmiş durumda. Nasıl mı? Japon modelinin odak noktalarından biri yaşlıların istihdam piyasasına kazandırılması.
Kamu ve özel sektöre yönelik iş eğitimi, coğrafi ve profesyonel hareketlilik, yaş sınırı olmayan iş modelleri ve iş paylaşımları bugün Japon şirketlerinin yüzde 83'ünde uygulanıyor ve bu sayede insan kaynaklarından mümkün olduğunca fazla yararlanılmış oluyor. Modelin ikinci ayağı ise, yenilikçiliğin yoğun bir şekilde desteklenmesi. Özellikle kamu alanında AR-GE yatırımları son derece önem kazanmış durumda. GSMH'nin yüzde 3.6'sı AR-GE'ye ayrılıyor. Bunun sonucu olarak son beş yıl içinde, 100 bin şirket ve 250 üniversite, sağlık ve bilim, bilgi teknolojileri, iletişim gibi yaşlı vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verecek çok sayıda alanda gerçekleştirdikleri çalışmalar ile 1.4 milyar Euro'luk bir piyasa yarattılar. Emeklilik reformu, yaşlıların çalışma ortamlarının artırılması, Alzheimer planı Japonya'nın bu yılki sosyal gündeminin önde gelen madddeleri arasında yer alıyor. Zayıflıktan güç yaratmayı başaran Japonya, kamu ve özel sektör arasında gerçekleştirdiği işbirliği politikaları ile ekonomik büyümesinde de canlılık kazandırmayı başarmış durumda. Böylece gelişmiş ülkelerin neredeyse tamamında yaşanan yaşlanan toplum endişesini ortadan kaldırmanın yolunu bulan Japonya, hem de yaşlılara hak ettikleri saygınlığı yeniden kazandırmış oldu. Darısı nüfusu yüzde 20'sinden fazlasını yaşlıların oluşturduğu, sosyal güvenlik konusunun her geçen gün biraz daha fazla sorgulandığı Avrupa'nın başına.
|