İngiltere'de gerçekleştirilen bir işyeri araştırması gösteriyor ki, işyerinde "gücü elinde tutan kişiler" kaba davranışlar sergileyebiliyorlar... Üstelik bu oldukça sık karşılaşılan bir durum olarak göze çarpıyor. Lucy, yöneticisi tarafından sürekli görmezden gelindiğini ve önemsiz görüldüğünü anlayınca üniversite yönetimindeki görevini bırakmış.
Bir defasında, yöneticisi izinden dönmüş ve Lucy hariç, bölümünde çalışan herkese yokluğu sırasındaki çalışmaları için teşekkür eder bir e-mail göndermişti. Sonrasında hissettiklerini şöyle özetliyor Lucy: "...Ben de ona karşı son derece negatif hale geldim. Adeta kilitlendim. Neler olup bittiğini bilmek dahi istemedim. İletişim son derece zayıfladı. Sonrasında da birlikte çalışmayı istemediğimi anladım." Araştırmaya katılanlar, patronlarının, iş arkadaşları ve müşterilerin önünde onları azarladıklarından, e-mail ile hoş olmayan mesajlar ilettiklerinden, kendilerinden daha kıdemli personelin katkılarını hiçe saydıklarından şikayet ediyorlar. 30 yaşlarındaki bir çalışan "Genel müdür bana 20 kişinin önünde bağırdı ve yaptığım işin 'paçavra' olduğunu, yeniden yapmam gerektiğini söyledi" diyor. 37 yaşında bir çalışan, şirket başkanının ofislerini ziyareti sırasında, çalışanlardan bazı kişilerin bu VIP grubu tarafından tamamen gözardı edildiğini, o kişilere "merhaba" ya da "günaydın" bile denmediğini söylüyor. Bir başka olayda ise, 29 yaşındaki bir çalışan, "müdürünün sekiz aylık hamileyken ona sağnak yağmurda gidip sandviç almasını istediğini" anlatıyor. Internet üzerinden gerçekleştirilen bu araştırmaya katılan 1.100 kişiden bazıları işyerinde karşılaştıkları kaba kişilerin yalnızca müşteriler olduğunu ve birlikte çalıştıkları kişilerin nezakete büyük özen gösterdiğini söylerken, bazıları da tipik bir kabalığın hakim olduğundan şikayet ediyor. Bu kabalık örneklerinden biri masalara bırakılan post-it notları. "Bu notlarda, nedense her şey son derece ACİL!..." diye konuşuyor 30 yaşında bir bayan katılımcı. Diğer taraftan, kabalık konusunda diğer bir araç da e-mail mesajları. 40 yaşlarında bir çalışan ise konuyla ilgili şunları söylüyor: "Ekip üyelerinden biri, alaycı yorumlarını vardiya değişiminden dolayı birkaç gün karşı karşıya gelmeyeceği kişilere e-mail yoluyla gönderiyor ve 'ilet" düğmesine tam paltosunu ve şapkasını giymiş, eve gitmeye hazırlanırken basıyor". Kuzey Amerika'da yapılan bir araştırma ise, geçtiğimiz sekiz yıl zarfında karşılaşılan kaba davranış sayısında artış olduğunu gösteriyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi Marshall İş İdaresi Okulu'ndan Christine Porath, ofiste kaba davranıştan yakınan personel sayısının 1998 yılında yüzde 20 iken, geçtiğimiz yıl yüzde 48'e çıktığını belirtiyor. Söz konusu araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlardan bazıları şöyle: - Kabalığa maruz kalan çalışanlardan yarısı zamanlarını bu konuda kaygılanmaya ve iş değiştirme hakkında düşünmeye harcıyorlar.
- 1/4'ü ise bunun şevklerini kırdığını belirtiyorlar.
- 1/3'ü hatalı kişi hakkında dedikodu yaymaya başlamışlar ve çevrelerindeki kişilere konuyu anlatmışlar.
- 1/8'i durumdan kurtulmak için istifa etmiş.
Araştırmaya katılan kişilerin hemen hepsi işyerlerinde zaman zaman kaba davrandıklarını itiraf ediyorlar ve nedeni sorulduğunda alınan cevapların dağılımı şöyle: - Yüzde 42'si, yoğun işleri nedeniyle nazik olmaya vakitleri olmadığını - Yüzde 25'i kişilere nasıl davranacakları hakkında şirket kılavuzları bulunmadığını
- Yüzde 20'si şirketin ya da müdürün kişilerin nasıl davrandığına aldırış etmediğini söylüyor.
Kuzey Amerika'da gerçekleştirilen araştırma, gücün başlıca unsur olduğunu gösteriyor. Buna göre; - Kabalığın hedefi olanlar genelde kabalık sergileyenlere göre alt konumda yer alıyorlar.
- Erkekler kadınlara oranla kabalığa çok daha eğilimliler, ancak hedef olma yüzdeleri aynı derecede yüksek.
- Kabalık gösterenler sıklıkla şirketteki konumlarına güvenerek kötü davranış sergilemekteler.
Londra İş İdaresi Okulu'nda organizasyon davranışları profesörü Nigel Nicholson, olaya farklı bir bakış açısı getiriyor ve "Eskiden nerede olduğumuzu daha kolay kestirebiliyorduk. Bugün ise herkesin standartları ayrı ayrı; bu nedenle de kaba hareketleri olağan şeyler gibi algılama olasılığı çok daha yüksek. Diğer taraftan, patronlar kendilerini hep haklı görme eğilimindedirler. Eskiden kişiler buna boyun eğerdi. Bugün ise kabul etmiyorlar." şeklinde durumu özetliyor. Kaynak: Financial Times
|