|
Elinizdeki ışıltılı CV'nin görünümünü beğenmiş olabilirsiniz. Bu kişinin amaçlarının sizin bölümünüzün amaçlarına uygun olduğunu düşünebilirsiniz. Ayrıca tıpkı sizin gibi yeni Bryan Adams'ı eski Bryan Adams'a tercih ediyor.
Peki bu hayallerdeki meslek adayı ya güvenilmez bir çılgına dönüşür de tedarikçilerden rüşvet almaya başlarsa, şirketin nakit parası ile kumar oynamaya kalkışırsa? Geçmişte bu gibi konularda işverenler "referanslar" ya da "sezgiler" gibi belirsiz yollardan yararlanırlardı. Ancak artık ellerinde bir teknolojik opsiyon bulunuyor. Daha önce havaalanlarında teröristleri saptamaya yarayan ses analiz cihazları üreten bir İsrail şirketi olan Nemesysco, HR1 cihazını üretti. Bu, "çalışanın bütünlüğünü ve güvenilirliğini değerlendirmek için kantitatif ses analizini kullanan dünyanın ilk ticari insan kaynakları ürünü". Üretici tarafından "devrim niteliğinde" olduğu söylenen bu yazılım, özel olarak seçilmiş sorulara kişilerin verdiği "ses tepkilerini" analiz ediyor ve bu cihazın iş başvurusu yapanların sebep olabileceği olası riskleri belirlemenin yanında, mevcut çalışanları da hırsızlık, madde kullanımı ve dürüst olmama vb. gibi açılardan kişileri değerlendirdiği ileri sürülüyor. Geçtiğimiz hafta, HR1 test sürümünü denemeye karar verdim. Ancak paket elime ulaşır ulaşmaz, bazı şeyleri yeterince iyi düşünmemiş olduğumun farkına vardım. Her ne kadar kişilik bütünlüğüm konusunda güvenli de olsam, teknoloji hakkında kuşkularım vardı ve beni yanlış bir biçimde güvenilmez bir çatlak olarak tanımlamasından endişe ediyordum. Bu nedenle planımı değiştirdim ve iki yakın meslektaşımın da testi yapmasına karar verdim; burada kullandığım ilke, testi geçemeyecek olursam, arkadaşlarımın da geçememesini güvenceye almaktı. Sonra yazılımı kurdum; bu 20 testlik bir lisans için 750 $'lık bir maliyet anlamına geliyor; ayrıca ofis PC'min kenarına da uygun kulaklığı taktıktan sonra, beş arkadaş sıra ile 20-dakikalık soru formunu cevaplamaya başladık; "Lütfen sabıka raporunuzu tanımlayın" ya da "son olarak ne zaman alkollüyken çalıştınız" gibi sorular bulunuyordu; testi tamamlayınca, beş ayrı çıktı aldık; bunlar her kişinin eğilimlerini "düşük", "orta" ya da "yüksek" risk kategorilerine göre sınıflamışlardı. İlk bakışta yazılımın iyi bir çalışma gerçekleştirdiği izlenimi uyanıyordu. Örnek olarak ben her kategoride düşük risk kategorisinde yer almıştım; ve bu sonuç daima inandığım şeyi doğruluyordu: Ben bütünüyle güvenilir bir kişiyim. Öte yandan aramızdaki en hevesli kumarbaz -bu bayan arkadaş pokere çok meraklıdır ve her yıl yarışlarda beş ya da altı defa heyecan yaşar- işte bu kişi kumar konusunda "orta risk" grubuna dahil edilmişti. İşte bu pek adaletli bir karardı. Ancak test sonuçları ile karakter arasındaki bağlantı bu noktada sona eriyordu. Kumar sorunu bakımından "orta risk" grubunda tanımlanan bir arkadaşım hayatında bir defa bile ulusal piyango bileti almamış bir kişiydi. Bir başkası ise "para dağıtma ve rüşvet" kategorisinde "orta risk" grubuna dahil edilmişti; oysa bu kişi Arjantin'de bir rüşvet skandalını açığa çıkarttığı için cezalandırılmakla tehdit edilmişti. Öte yandan "alkol tüketimi" bakımından "orta risk" grubunda sınıflandırılan bir arkadaşım da geçenlerde evime geldi ve bir bardak şaraptan fazlasını içmedi. Sonuç olarak, bu sonuçları oldukça gülünç buldum; teknoloji hakkındaki endişelerim de su yüzüne çıktı; Nemesysco'nun "farklı beyin faaliyetlerinin ses modellerinde "farklı parmak izleri" bıraktığı yönündeki iddiasına inanamadım. Gerçekten de bu inanılması güç bir şey. Ben belli bir neden olmaksızın kahkaha krizine kapılan biriyim; arkadaşlarım ve ailem bana sıklıkla kendimi iyi hissettiğim zamanlar sesimin telefonda keyifsiz geldiğini söylerler. Annem bile bu konuda yanılırken, bir yazılımın sesime dayanarak neler düşündüğümü söyleyebilmesi mantık dışı gözüküyor. Daha da inanılması güç bir şey varsa, o da aynı yazılımın yine sesime dayanarak uzak gelecekte neler düşünüyor ya da yapıyor olacağımı tahmin edebilmesi. Ben de herkes kadar bilgisayarlara düşkünüm. Yazı yazmak ve Grand Theft Auto'nun karşısında duran masum kişileri yakalamak için bilgisayardan yararlanıyorum. Ancak herşeye karşın insan beyninin daha üstün olduğu görüşündeyim ve eğer bu beyin insanların ne şekilde davranacağını önceden kestiremiyor ise -çünkü en iyi tanıdığımız kişiler bile kendilerinden en beklenmeyecek işleri yapabiliyorlar- bir bilgisayarın bu konuda pek şansı olamaz. Bu nedenle, testi yaptıktan sonra, erken uygulama aşamasında bulunan bu ses analiz teknolojisinin bilim adamları arasında yoğun bir tartışmaya konu olacağını anlamak hiç de güç değil. İngiltere'de bazı telefon şirketleri bunu telefon görüşmelerinde kullanmaya şimdiden başladılar. Nemesyco da havaalanı teknolojisi Moskova'da 500 yolcu üzerinde test edildiği zaman testten kalan yegane kişinin illegal birşeyler tasarlamakta olduğunu söylüyor. Öte yandan, diğer uzmanlar ses analiz teknolojisinin saçma ve hileli bir yanı olduğu görüşünü benimsiyorlar. Bu teknoloji işe yarıyorsa bile, insan kaynakları konusunda kullanılıp kullanılmayacağı şüpheli gözüküyor. Elbette ki mesleki değerlendirme araçları konusunda geleneksel bir şaşkınlık(!) söz konusu; el yazısı analizi de, psikometri testi de buna dahil. Ancak HR1 daha farklı: Hem aptalca, hem de istilacı bir yönü bulunuyor. İş başvurusu yapanlara bu kadar agresif kişisel sorular sormak, bir kişi ile henüz ikinci defa çıkarken evlilik anlaşması imzalamaya benziyor. Yeni bir çalışan ile ilişkinizi doğru adım ile başlatmıyor. Gerçekten de başlangıçta HR1'in Minority Report'tan çıkıp gelmiş bir şey olduğunu düşünmüştüm; şimdi ise daha çok Muppets in Space'ın daha uygun bir yakıştırma olacağını düşünmeye başladım. .................................... Internet üzerinden www.ft.com/sanghera
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden gelen yorumları okuyabilir ve yorumlarınızı yazabilirsiniz. Kaynak: Financial Times, Sathnam Sanghera "İş Dünyasının İçinden"
|